28.11.2020 - Prodüksiyon Rehberi | Kültür Sanat | Etkinlik | Magazin & AjansPost
AjansPost

İzm’i Hiç de Yabancı Gelmiyor

Murat Can ALTILAR

Yazarın şu ana kadar yazılmış 4 makalesi bulunuyor.

İzm’i Hiç de Yabancı Gelmiyor…

Kant, bilgi teorisinde insanın her şeyi kendi aklî yasalarının egemenliği altına alması gerektiğini savunmuştur ve bununla da neyi kastettiği malumdur. Her şeye aç olan insan, bilgi denen ulu besine de açtır ve onun, bunu kendi kontrolünde edinmek ve muhafaza etmek gayreti hoş görülmelidir. Kitap ehli dinler, Hz Adem’in bilgi ile şereflenmiş bir vaziyette acuna geldiğine pek tabii iman etmekte ve bu husus da bilginin ilk insandan beri var olageldiği gerçeğini malum kılmakta. Beş parmağın beşi bir olmadığı gibi DNA’sından beyin kıvrımlarının şekline dek “biricik” olan insanoğlu, yazıyı bulmadan evvel olduğu gibi yazı ve sonrasındaki sanat eğilimde de farklı duyuşlara, görüşlere, sezişlere sahip olmasının getirdiği bir dürtü kuvvetiyle özüne has bir kaleme sahip olmuştur. Kalemler yer yer farklılaşmış ve taraflar meydana gelmiş yerden mantar biter hızda ve dahi yine kalemler yakınlaşmış “izmler” peyda olmuş sağanak yağmur yağarcasına. Bir insan olarak Türk ve onun edebiyatı da bu malum gerçekten nasibini almış lâkin ithalat yoluyla.

Zihni şöyle bir kıyısından kurcalama eylemi ile lise hatta ortaokul sonlarına doğru bir seyahat yapmaya kalkarsak uzun süreli bellekten “realizmler, romantizmler, sanat sanat için yahut sanat toplum için” gibi kavram ve tabirler kısa süreli belleğe sağ salim gelmiştir diye umuyoruz. Bizler bu yazımız ile edebî akımları yani “ithal malları” tabiri hoşsa arama cihazından geçirmeye ve onları bildiğimizi sandığımızdan daha başka türlü görebilmeye gayret edeceğiz keza mal vardır vezir eder ve yine mal vardır “esir” eder maazallah!

Hümanizm ve Rönesans… İşte bu ikilidir insanoğlunun sanat tarihine hatta daha fazlasına damga vuran olgu. İnsanın kendi biricikliğini, bir çıkar amacıyla savunduğu, ulu kıldığı hatta tanrı seviyesine çıkardığı birer görüştür. Hümanizm, hani Hasan Âli Yücel’in ünlü bir yazısı vardır ya İş Bankası Yayınları’ndan çıkan çeviri eserlerin girişinde ve şu şekilde başlayan: “Hümanizma ruhunun ilk anlayış ve duyuş merhalesi, insan varlığının müşahhas şekilde ifadesi olan sanat eserlerinin benimsenmesiyle başlar.” Sanat ve özelde edebiyatla Hümanizm iç içedir. Bu da çok normaldir keza insan hissiyatını dışa vuracak bir eylemde insan olan sanatçının ve insan olan sanatseverin kutlu kılınması pek tabii olsa gerektir. Peki ya Rönesans..? Sanat denen olguyu, eğildiği bataklıktan tutup çeken ve sanki ona tazecik bir kan olan süreç… İstanbul’un fethi, pek çok olaya ve hatta olguya sebep olduğu gibi Rönesans’ı da tetikleyen bir eylem idi. Rönesans, tabiri câizse neye iman eder ya da neyi baş üstünde tutar? Bilgiyi kutlu kılan bu düşünce tarzı aynı zamanda “daima ileri” düsturunu da şiar edinmiştir.

Hümanizm ve Rönesans, sanatı ve edebî akımları etkileyerek edebiyatta çığır açmakla kalmadı, bağnaz ve yarım kafalıları veya boş mezarı sahiplenecek derecede bedavacı tiplerin de sığınağı oldu. Gerçekçi görmediği hâlde realist olanların vahameti ile duygusu kör olup da romantik olmaya yeltenenlerin çırpınışlarına edebiyat tarihi şahit oldu muhakkak. Psikoloji bilimi, insanın bilinmezliği sevdiğini ve ona karşı yüce bir merak beslediğini her ne kadar söylese de var olanı tanımadan onunla haşır neşir olmak ve hatta onu bir pelerinvari üstüne çekmek acziyetini yaşamak, ne derece sanatçı ruhuna yakışır bilinmez!

Edebî akımların nereden beslendiğini de irdeledikten sonra bunların Türk milletine ithalinin meyveleri ve tohumları ne olarak XX. yy. nesline miras kaldı acaba? Mesela Sabahattin Ali, “Zaten ben bu izm’lerden pek bir şey anlamam. Benim için sadece hayat ve insan vardır, bin türlü tezahürleriyle bugün realist, yarın romantik, öbür gün natüralist olan hayat ve insan.” sözleriyle kimlere hafif bir serzenişte bulunmakta dersiniz? Eğitim bilimlerinde bir teknik vardır: Altı şapkalı düşünmek tekniği. Kısaca anlatmak icap ederse bu etkinlik ile altı farklı renk ve bu renklerin temsil ettiği duyguyu yansıtabilmek kabiliyeti, öğrenciden beklenir. Misalen sarı şapkayı takan kişi alttan alan, iyimser, güzele odaklanan yani polyannacı olmalıdır problem karşısında. Peki ya realizme gönül vermiş bir kişi, diğer realistler gibi “sanat, sanat içindir” düsturunu takınmak zorunda mıdır ya da aksi yönde romantizme gönül vermiş olan örneğinde olacağı gibi. Mehmet Salihoğlu’nun şu sözleri ile şahsi cevabımıza bir destek bulmuş olalım: “Sanatın toplum için olma hakkı da her şeyden önce yapıtın sanat yapıtı olmasına, güzel olmasına bağlıdır.” veya Recaizâde Mahmut Ekrem gibi, zerreden kürreye her şeyin şiirin konusu olabileceğini düşünen de var. Bu farklılaşan nazarlar, çoğaldıkça ürkmemeli, bilâkis bunun Türk edebiyatına faydalı olduğuna ve olacağına gönül rahatlığıyla iman etmeliyiz.

Bir edebî akım olması korkutucu gelmese de realizm ve romantizm siyasal ve toplumsal olayların filizlendirdiği birer tohumdur. Bu hakikati bilmemek, sanat kisvesi altında pek de renk vermeyen “izmlere” bizlerin tarafsız bir nazarla bakmasını engellemiştir ve engellemeye de devam edecektir. Bu akımlar birer görüş telakkisi ise neye ve kime karşı yahut neyci ve kimcidir? Sanatın ve daha özelde edebiyat yapmak denen olayın pek çok farklı gayesi olduğu muhakkak ve misalen sanat, Sabahattin Ali için “Sanat gaye değil, vasıtadır. Gaye, hayattır.” sözü kâfiyken sanat, bir başkası -meselâ benim- için “Sanat, içimdeki ben ile konuşmalarımdan ötürü deli yaftası yememek için vicdanımı rahatlatan bir araçtır.” olabilir.

Anlaşılan o ki Fecr-i Âti gönüllüleri gibi “sanat şahsi ve muhteremdir” kaidesi bir tık kendini kabul ettirmeli ve her er kişi efsunlu izm’lere kapılarak bizim tabirimizce “izmist” olmadan sanat icra edebilmeyi denemelidir. Son söz olarak Cemil Meriç’in şu tespiti ile yazımıza bir nihayet verelim: ”İzm’ler idrakimize giydirilen deli gömlekleridir. İtibarları menşelerinden geliyor. Hepsi de Avrupalı.”

YAZARIN SON YAZILARI
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ