28.11.2020 - Prodüksiyon Rehberi | Kültür Sanat | Etkinlik | Magazin & AjansPost
AjansPost

Kahramanın Yolculuğu Sonsuz mu?

Kahramanın Yolculuğu Sonsuz mu?

Öncelikle mitoloji nedir biraz bundan bahsederek başlayalım…

Mitoloji kısaca efsaneler bilimi demektir. Mitoslar insanlığın evreni, yaratılışı ve doğayı anlamlandırmaya çalışmasıyla ortaya çıkan, kahramanları ve doğaüstü olayları konu alan sözlü, yazılı aktarımlardır.

Yıllardır dilden dile süregelen ve birçok toplumda görülen mitlerin aslında bizlere benzer konulardan bahsettiklerini görüyoruz. Örneğin özbenlik arayışı, içsel yolculuk, doğa döngüsü gibi.

‘’Bulduğumuz şey hep şekil değiştiren fakat buna rağmen olağanüstü biçimde aynı kalan o hikâye ve daima bilinen ya da anlatılanlardan daha fazlası olduğuna dair kışkırtıcı derecede ısrarlı bir histir.’’

İncelemek istediğim ‘’The Hero With A Thousand Faces’’ adlı eser Türkçe ’ye ‘’Kahramanın Sonsuz Yolculuğu’’ olarak çevrilmiştir. Bu kitap bize mitlerin ve masalların gizemini çözmek için birçok örneği bir araya getirince, aslında dünyanın dört bir yanında yaratılan, insan elinden çıkma kahramanların tümünün aynı olduğunu anlamamızı sağlıyor.

Mit ve Rüya

Mitolojik anlatılarda rüyalarla sıkça karşılaşırız. Örneğin Gılgamış’ın gördüğü rüyalar ve ona rehberlik etmesi veya rüyalara girip haberci olan tanrı Morpheus gibi. Rüyalarla birlikte bilinçaltımızın bize sunduğu simgeler, kişinin benlik arayışındaki yolculuğunda rehberlik eder.

Tragedya ve Komedya

 Bu yolcuğun tamamında karşımıza çıkan ögeleri, birer tragedya örneği olarak görebiliriz. Mutlu sona varana kadar, okurun duygularını acıma ve korkuyla doldurur. Ancak, mitler mutlu sonla bitmezler, bildiğimiz kadarıyla tek bir son vardır, o da ölüm ve ölüm mutlu bir son değildir. Mutlu son ancak acılar son bulduğunda gerçekleşir.

Kahraman ve Tanrı

İçsel yolculuğu tamamlayıp, benliğimizi bulduğumuzda, içimizdeki tanrıyı da buluruz. Aslında en başından beri oradadır fakat bunu görebilmek bilgelik ister…

Dünyanın Göbek Deliği

Dünyanın göbek deliği her yerde hazır ve nazırdır. Türbelerin, tapınakların bulunduğu yerler, yoğun bir enerjiyle kaplıdır, buralara dünyanın göbek deliği diyebiliriz. James Frazer‘ın da bahsettiği kutsal şehirleri (KudüsKahireMekke vb.) bunlara örnek gösterebiliriz.


Mitolojileri açıklığa kavuşturmak için yaratılan bir sistem yoktur. Çeşitli inceleme alanlarında, alanlarınca anlamlandırılmıştır. Antropolog James Frazer için doğayı anlamaya yarayan ilkel bir araçtır, analitik psikolojinin kurucusu Carl Jung için ise insanın en derin metafiziksel sezgilerinin aracıdır. Farklı yargılar, yargılayanların bakış açısıyla sınırlandırılır. Çünkü ne olduğuna değil, nasıl karşımıza çıktığına, insanlığa geçmişte nasıl yol gösterdiğine bakılırsa mitoloji anlamını kendisi ortaya çıkartacaktır.

Basit düşünmek gerekir. Mitolojiler insanlığın bugünkü sorunlarına değinmediğinden artık onu anlamak modern insan için bir hayli zordur, aynı dili konuşamayız. Konuşabilenler, sömürülmeye hazır bir halde bekliyordur geri kalanların gözünde. Modern dünya insanı için toplumdan uzaklaşıp inzivaya çekilmek bile bir çözüm değildir artık mitolojiyi anlamak için. Çünkü sorun şudur, insanı olgunlaştıramayacaksa, bu şekilde yaşamak da anlamsızdır. İnsanlığın günümüzdeki sorunları, artık hurafe olarak görülen mitolojinin dönemlerindeki sorunların tam tersidir. Günümüzde ise kişi kendi içindeki karanlığa ışık tutmalıdır. ‘‘İnsan olmanın yolu, insan yüzünün harika değişimlerinde Tanrı’nın çizgilerini görmeyi öğrenmektir.”

Günümüzde bitkilerin, hücrelerin ya da gezegenlerin dünyası değil, insanın iç dünyası bir gizemdir. Modern zamanda sıkışan, yabancılaşan, bulantılar yaşayan birey kendi egosuyla savaşmalıdır.

Ötekileştirmeyi değil, aynı olduğunu bilmelidir insan…

KaynakçaCAMPBELL, Joseph, (2000), Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, İstanbul: Kabalcı Yayınevi

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ